Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Alihan Kuriş’e bağlı suç örgütüne yönelik yürüttüğü kapsamlı soruşturmanın dördüncü dalgasında önemli adımlar attı. Soruşturma kapsamında 30 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarılırken, 23 şirkete de kayyum atandı. Bu gelişmeler, örgütün finansal ve organizasyonel yapılarını büyük ölçüde deşifre etmeye devam ediyor. Yapılan açıklamalarda, örgütün yurt içi ve yurt dışı finansal hareketlerini organize ettiği ve suç gelirlerini aklamaya yönelik çeşitli yöntemler kullandığı bilgisi paylaşıldı.
İddialara göre örgüt, kayıt dışı finansal transferler gerçekleştirerek mal ve para hareketlerini gizliyor, resmi ve bürokratik kanallarda danışmanlık hizmetleri sunarak ihtiyaç duyduğu taşınır ve taşınmaz malvarlıklarını düşük bedellerle alıp satıyordu. Ayrıca, örgüte bağlı şirketlerin, çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren firmaların ve şahısların yurt dışına büyük tutarlarda para ve menkul kıymet transferleri yaptığı ortaya çıktı. Bu şirketler arasında gıda, inşaat, tekstil ve turizm gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren birçok firma bulunuyor.
Örgütün seçim süreçlerine müdahale ettiği iddiaları da soruşturmanın önemli bir boyutunu oluşturuyor. Tanık ifadelerine göre, örgüt yöneticileri ve Alihan Kuriş, seçimlerde CHP’ye oy verilmesini teşvik edici talimatlar veriyor ve muhalif görülen kişilerin çeşitli şekillerde engellenmesine çalışıyordu. Bu baskı ve yönlendirmelerin, yerel yurtlar, camiler ve sosyal tesisler gibi çeşitli alanlarda uygulandığı iddialar arasında yer alıyor. Soruşturma, bu etkinliklerin seçimlerin serbest ve adil yürütülmesine olumsuz katkılarda bulunabileceği endişeleriyle derinlemesine inceleniyor.
Operasyonların ardından toplamda 161 şüpheli hakkında adli işlem yapılırken, 74 şirkete kayyum atandı, 80 kişi tutuklandı ve 22 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Dini hareketlerle ilişkisi bulunmadığını belirten yetkililer, soruşturmanın esas olarak mali işlemler ve suç gelirleri üzerine odaklandığını vurguladı. Ayrıca, örgütün 100 milyar TL’yi aşan tutarda para transferi yaptığı ve bunların çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı tespit edildi. Bu kapsamda MASAK tarafından gerçekleştirilen incelemeler, örgütün finansal ağının ne denli karmaşık ve geniş olduğunu ortaya koyuyor.
